27 Eylül 2009 Pazar

Bu yaşta tekrar öğrenci olursan böyle olur şekerim. En son ne zaman bir derse girdiğimi bile hatırlamazken birdendire kendimi hafta sonları yoğunlaştırılmış ALES kursunda buldum. Annemin işleri işte napıcaksın, gidiyorum tıpış tıpış. Son iki günde 6 şar saatten 12 saat derse girdim. Köklü sayılar falan anlatıyorlar. Kardeşim ben istatistik okudum yaw sıkılıyorum artık bunlardan diyemiyorsun tabi. E gelme o zaman zorla mı derler. Zorlama konusu çok büyük boyutlu oralara hiç girmiyorum bile. Ebeveynlere saygı efendim.
Bugün Türkçe dersinde hocanın bana Yeşim Hanım diye hitap ettiğini, bisküvi yediğimi, sıranın tepesine kadar bacak bacak üstüne atıp yerleştiğimi, hocam acıktım lahmacun istesek? dediğimi hatırlıyorum. Lisede bunları yapamıyorduk tabi. Şimdi çılgınca hırsımı ve acısını çıkarıyorum galiba bu durumun. Hatta elime geçmiş fırsattan sonuna kadar yararlanma adına derse geç falan girip "selam naber" diye sınıfa da giriyorum. Kimse bişey demiyo lan. Süper!...
Matematik dersinde de ben bunu başka yoldan çözdüm bu böyle olmaz falan diye çemkirip durabiliyorum. Aferin bana tam da buna ihtiyacım varmış. Oh be!!!! Nasıl bir huzurdur nasıl bir ferahlıktır şu dersaneye gitmek...Acayip hoşuma gitti bu durum. Umarım sınavdan da dev bi puan alırım da dershane koridorlarında dizlerimin üzerinde kayıp başardım diye çığlık atarım ve hatta dershane müdürü ile foto çektirip kapıya falan bile asabilirim. Kendimle gurur duyuyorum.

Sevgiler efem.

24 Eylül 2009 Perşembe


Aşk nefrete ne yakınsın.
Hayat bir garip...Her kapıda başka sütyen asılı...Çok acayip.

KURBAN

Gün olsam güneş olsam
Karanlık gecende gelip doğsam
Canından can olsam
Nur düşer mi yoluna
Acın diner mi sonunda

Rüzgar olsam yagmur olsam
Hiç sormadan gidişine
Bakıp ağlasam
Taş olsam engel olsam
Elim açsam göğe
Bağırsam
Nur düşer mi yoluna
Acın diner mi sonunda

23 Eylül 2009 Çarşamba

Black out

Son derece saçmayım abi...Evde dev regl olmuşluk sancısı ile otururken, birden kuduran arkadaşlarımın hadi bize geliyosun kalk gazıyla 15 dakika içinde duş alıp, ütü yapıp, makyaj yapıp giyinebildiğime ben bile inanamıyorum. Arka arkaya yutulan 2 ağrı kesici sonrası karın ağrısının durması ve kendimi 10 kaplan gücünde hissederek evden uçarak çıkmam.
Cem arkadaşımızın doğumgünü vesilesi ile viski içmeye karar verme anı falan hatta...
O ikinci şişeyi almıcaktık bence. Herşey tadında kalıcaktı. Yok abi beceremiyorum ben eğlenceye dur demeyi. Nerde bi kudurma orda ben. Bok var di mi?...Otur evinde insan gibi. Yok, oturamam illaha eğlenicem. En son yorganı yaktığımı, üç boyutlu sinema filminden çalınmış olan sinema gözlüklerini takıp fotoğraf çektiğimi, gitar çaldığımı, yatağın üstünde zıpladığımı, yanımdaki gence boynumdaki kolyeleri takıp ahahahhaha çok gay oldu dediğimi falan hatırlıyorum. Peki niye kaval kemiğim mor abi? Bi de acıyo hayvan gibi. Onu bilmiyorum bak. Bi de o viskiyi shot yapmıcaktık. İnsan gibi içicektik. Bi daha mı aman ya yok. Alkol bütün kötülüklerin anası. Ders falan çalışmaya başlıyorum ben acilen. Malum profesör olmaya da karar vermişken. Hadi bakiyim hadi....

19 Eylül 2009 Cumartesi

* Taksimde arka sokaklardan birindeki türkü barın camında asılı sanatçının afişi, resmi ve albüm ismi: "Saçını taramışsın." beni kendimden aldı götürdü.
* Bugün deniz gri, rüzgarlı, dalgalı ve martıların bile kaçmak istediği kadar tuhaftı. Martılar göç eder mi acaba? Biyerlere gidiyolardı topluca...
* Aldığım 3 kiloyu sevmedim. Geri vericem.
* Artık Tırtır yok. Yeni bi kediyi sevebilir miyim bilmiyorum açıkçası. Dev şüphelerim var.
* Bayramları sevmiyorum. Olay çukulata yemekse bana hergün bayram. Bu kadar da şımarığım iyi mi...
Neden birileri karşımıza geçip ahkam kesmeyi pek seviyorlar? Neden bu insanların hayatına baktığımızda ise derin bir boşluk yalnızlık ve sevgisizlik duygusundan başka birşey göremiyoruz?

Hmmmm sanırım birileri biryerlerde fena halde yanlışlık yapıyor.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Ey sevgili kış bırak yakamı.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Time does help sometimes

Beni bırakıp gitmezdin sana sorsalardı.

1 Eylül 2009 Salı

Rain

Gece yağan yağmurun sesi duyulurken uyku ile uyanıklık arasında hissedilen "iyi"lik duygusu...
Çok acayip şeyler oluyor.................................................
- Annemin su kaynatma aleti ketıla kireç çözücü koyup evden çıkması sonucu, o gün her zaman uyandığım saatlerden daha erken uyanıp hiçbi zaman içmediğim çay denen sıvıyı yapma isteği ile su kaynatmam ve kireç çözücü dolu suyu tam içecekken annemin kapıdan girip beni durdurması sonucu ölümden bir kez daha dönmem...
- Mahhalledeki denyo tabir edilen insanların kedileri şikayet etmeleri üzerine belediyenin gelip kedileri toplaması ve hayatımda ilk defa insanlar dahil en fazla bağ kurabildiğim canlının-Tırtır'ın kaybolması...Tüm gece kalbim acıdı be, ağlayamıyorum bile...
- Babam...O hep aynı...Bana iş buluyor falan...
- Çok fazla düşündüm dün gece gene...Beynim yandı.

İzleyiciler

Açıkladıkça batıyorum...