Arada okul koridorlarında koşup MADIFAKIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII YEAAAAHHHHHHH diye bağırıp elimle göbeğimde elektro gitar çalma hareketi yapmak içimden geçmiyor değil.
Yapıyor muyum? Tabi ki hayır. Koskoca Prof. un yanında yapılacak işler değil bunlar. Değil elektro gitar çalmak kendi kendime konuşmak huyumdan bile vazgeçmek zorunda kaldım bu okul yüzünden. Akademik kariyer insanları biraz nasıl diyim fazla ciddi oluyorlar galiba. Espiri falan yapınca korkuyorlar. Ben de fazla cıvımıyorum haliyle. Ama devamlı beton gibi suratla da dolşılmaz tabi o zaman da bu ne lan bu kız da amma soğuk falan derler. Dengeyi iyi kurmak lazım. En iyisi arada yapılan bir iki espiriye ha ha ha ne kadar komik yahu gibi gerçekdışı tepkiler vermek sanırım.
Ah Espinanzo bugünkü etekliğin ve lüleli saçların içinde ne kadar da saf ve masum görünüyorsun. Korkarım ki Ester' i senden daha çok sevemeyeceğim bu gidişle. MADIFAKI YEAH!!!
31 Mart 2010 Çarşamba
25 Mart 2010 Perşembe
12 Mart 2010 Cuma
My love
Hello my love...
Gerçek şu ki: İkimiz de fazla genciz. Şimdi ben seni ya da senin gibi birini arıyorum. Şimdi sen beni ya da benim gibi birini arıyorsun.
Kalbim acıyor my love. Kalbim suffer. Hayat mı suffer, ben mi suffer, ne bu? Suffer benim dilimde ne demek, suffer?
Dışarısı soğuk ve buz gibi bir rüzgar...Gözlerimden esiyor my love. Bakamıyorum yüzüne. Konuşamıyorum bile iki kelime. İki kelime be my love, sadece iki kelime. Çok gülerken konuşamadığım iki kelime şimdi ağzımdan çıkmak bilmiyor.
Özlüyoum my love özlüyorum...
Bitmiyor. Biter mi bilmiyorum. My love...My love.
Gerçek şu ki: İkimiz de fazla genciz. Şimdi ben seni ya da senin gibi birini arıyorum. Şimdi sen beni ya da benim gibi birini arıyorsun.
Kalbim acıyor my love. Kalbim suffer. Hayat mı suffer, ben mi suffer, ne bu? Suffer benim dilimde ne demek, suffer?
Dışarısı soğuk ve buz gibi bir rüzgar...Gözlerimden esiyor my love. Bakamıyorum yüzüne. Konuşamıyorum bile iki kelime. İki kelime be my love, sadece iki kelime. Çok gülerken konuşamadığım iki kelime şimdi ağzımdan çıkmak bilmiyor.
Özlüyoum my love özlüyorum...
Bitmiyor. Biter mi bilmiyorum. My love...My love.
5 Mart 2010 Cuma
Kirli tabaklar, elime bulaşan ketçap, bir tane soda, kısa sigara araları, günde 2 litre su içme isteği, kaşınan ve kabaran derim, her zaman güldüğüm insanlar, kendi kendime konuşmalarım ve danslarım, hastanede okumak, doktorlar, tuhaf bir anfide yıllar sonra ders dinlemek ve anlamaya çalışmak, kız arkadaşlar ve erkek arkadaşlar, gidilen eğlenceler, içilen votkalar, sokaktaki punk, içimdeki punk, normal olmayan sağa çarpık dağılım eğrileri, kanserli hücrelerin çoğalma sürelerini hesaplamak, ağlamak, ağlayamamak, gülememek, hissiz kalmak...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Açıkladıkça batıyorum...