24 Şubat 2009 Salı

şarap

Maskara ağır geldi göz kapaklarımdaki...Gözlerim kapanıyor. Belki de etrafımdaki maskara kılıklılar dan yoruldum artık. Yoruldum yazıları yazmak için de yoruldum. Artık...
Bir beğenmemezlik tutturmuşlar aralarında. Gidiyorlar gözleri kapalı, el yordamı ile...Kimse sormuyor ki neden açmıyoruz gözlerimizi ya? Halbuki bugün hava güneşli...
Halbuki sen güzelsin...Şarap dudakların, saman saçların, yorgun suratınla sen güzelsin...Bir kez daha ışığı görmek için her akşamüstü sigara alma bahanesiyle dışarı kaçan küçük çocuk. Yüksek gri binalarla çevrelenmiş esnaf dolu sokakta bakkal ile demir kapı arasında yaşadığını hissedebilmek için adımlarını yavaşlatan ve gökyüzü ne renk diye bakan sensin.
Saymaları gereken çok fazla şey olan kafası dolu minyatür kuklalar...Saymaları gerek: Para, küfür, müşteri, ciro... boş laflar saymaları gerek tabi en önemlisi...
Ölesiye gelenkesel terbiyenle sen hala gülümsemek ve yaptığın işi yapmak adına sabah kalkıp duşunu alacak, dolmuşa binmek için 3.20 lira bulacak ve ucuz mp3 player ında çalan şarkıya sevinerek yola koyulacaksın...Bir başka güne bir başka ucuz geceye...Yorgunluk geçer. Mavi gözlü ejderhanın dediği gibi en umutsuz zamanında hep "yeni başlıyorum" de.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Açıkladıkça batıyorum...