27 Haziran 2009 Cumartesi

Doğa ana

Hayvanları seviyorum kardeşim. Hem de çok fazla seviyorum. Öyle böyle değil. Hatta olayı abartıyorum kendimi hayvan zannediyorum. Zaman zaman kedi ya da köpek olduğuma dair hisler besliyorum. Bazen fil, fok ya da zürafa olduğuma da inanmadım değil hani. Tuhaf mı? Hayır bence değil. Onları anladığımı ve onların da beni anladığını biliyorum. Evet iddia ediyorum!


Plajda oturuyoruz Memo ile. Memo çok iyi bir insandır. Herşeyi anlar, dinler, abuk subuk boş konuşmalar yapıp insanı yormaz. Sufidir, candır, ciğerdir. Bir nevi son mohikandır. Yüzme bilmez ama suya tapar. Aslında ben ona Memo bak böyle yüzcen derken o kendi stilinde çoktan kulaçlarla yüzüyordur. Niye bilmediğini iddia eder dersen bu ayrı bir hikaye.


Neyse plajda otururken yanımıza devamlı köpekler geliyor. O kadar süperler ki devamlı koşup oynuyorlar. Bi tanesinin adı Bobi. Memo koydu adını. Bobi devamlı benimle denize girip yüzüyor. Çok süper bir varlık o. Sonra gelip yatıyor yanıma falan uyuyor. Yan şezlongda bütün gün beynimi siken "gııııııı gah gah gah güdüyoooossss vallüüüü gııııı gala gala gala...bah bah düverüm yapmahhhh düverim ümmüğünü sıkarüm bah gulug gulu gulu...dayımgillere güdelim ahşam eniştengiller de gelcek anneeeeeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaaa..." şeklinde anıran kayseri kökenli olduğunu anladığım aile ile kominikasyon kurmak bir kanser sebebiyken, Bobi ile gayet iyi anlaşabiliyorum. Yanımızda olan yiyecekleri güzelce paylaşıp geçinip gidiyoruz.

Ayrıca kumda yürüyen bok böceği ile de gayet aram iyi. Her gün geliyo bi bakıyo orda mıyım diye sonra kendi yoluna gidiyor.


Ay lav neyçır...STOP.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Açıkladıkça batıyorum...