20 Mart 2014 Perşembe

Çok sıkılıyorum canım blogum. Yaşadığım ülkeden ve birlikte bulunmak durumunda olduğum insanlardan hazetmiyorum. İçim bayıldı artık aynı konulardan. Hayır bir de hiç umudum yok ki yani! İlkokulda filandım ben bööle etrafıma bakmıştım, niye böyle filan diye sorgulamıştım hatırlarım, o zamandan beri de beklentilerim hiç yükselmedi milletimden. Sağolsun kimse de beni hayal kırıklığına uğratmamak istercesine doğruladı düşündüklerimi. Yani keşke yanılsam. Yanılsam da en büyük yanılgılardan utansam. Ah desem öyle değilmiş bak! Hep kendi bildiğini sandım ukala narsist, halbuki içlerinde bir cevher varmış milletimin.Desem...Mesela. Diyemediğim gibi hayalini bile kurmuyorum, onu farkettim. Öyle bir umutsuzluk.
Hayatta hep depresyonla baş etmeye çalıştığımı düşündüler etrafımdakiler. Halbuki benim kadar yaşamayı seven biri daha var mıdır emin değilim yani. Durum değerlendirmesi bile yapamadılar yani şu kadarcık konuda. Nasıl ülke değerlendirmesi yapsınlar ki? Di mi?
Hala hiç bir umudum yok. Yani tekrar hükumetin aynı kalacağını, sistemde hiçbir şeyin değişmeyeceğini ve daha kötü günlerin bizi beklediğini görebiliyorum. Umarım yanlış görüyorumdur. Umarım dangalakçadır bu fikirlerim. Yaklaşık 10 yıldır hemen hemen hiç para kazanmadım gibi bir şey. Aldığım maaşlar şakalar gibiydi, keza çalışma şartlarım da öyle. İşe gitmek için katettiğim mesafeleri saymıyorum bile. İnsanlar bir şekilde yürütüyorlardı, buluyorlardı bir yolunu. Ben beceremedim. Olmadı yani. Dil bilmeyen, açıktan üniversiteyi zor bitirmiş insanlar yüksek maaşlarla çalışabiliyorken ben işsizim. Gittiğim iş görüşmelerinde o pozisyonlara kimleri alıyorlar hep merak ettim. Acaba nasıl insanları tercih ediyorlar? Nasıl giyiniyor o kişiler? Tavırları nasıl? Mesela kadınlardan nasıl sinyaller bekliyorlar? Hiç bilmiyorum bu soruların cevaplarını. Çünkü benim tek dediğim şu kadar eğitimim şu kadar deneyimim var şu dilleri bu programları biliyorum size bu pozisyon için ihtiyaçlarınızı karşılayacak hizmeti rahatlıkla verebilirim. Bundan başka ne bekliyorlar acaba? Bir göz süzüş? Bir dudak büküş? Bir endam bir tavır filan mı? Nedir yani? Kıç yalama dedikleri şey- ki ne olduğunu bilmiyorum iş görüşmesinde mi start alan bir olgu? Bunu birine sorup öğrenmem gerek kesinlikle. Derin bir meraktayım.

Çok sıkılıyorum ya. Vallahi. Baya yani. Yine de yaşamak gayet keyifli o ayrı.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Açıkladıkça batıyorum...